HAYAT DEVAM EDİYOR.

12/1/2008 - MERHABA DOST YALNIZLIĞIM..

Kategori: yasam

1780178.jpg picture by fatoscb

Merhaba dost yalnızlığım;
Hoşgeldin, sefalar getirdin gönül evime.
Buyur geç her zamanki yerine, sana yüreğimin sıcaklığını almış
bir fincan kahve ikram edeyim. İçine şeker yerine dostluğumu,
süt yerine sohbetimi koyayım.

Neler gördük seninle, neler yaşadık yalnızlığım!
İhanet hırkasını sırtına geçirmiş ne "dost" yüzleri tanıdık.
Bilmedik, bilemedik yalnızlığım, bunu bize öğretmediler.
Duygu simsarlarının elinde, saf duygularımızın,
üç-beş kuruşa satıldığına şahit olmadık mı?
Yüreğimizden her vuruluşumuzda, her kanayışımızda,
insana duyduğumuz sevgiye sarılmadık mı?
Dönüp dönüpte yaramızı kendimiz sarmadık mı?
İnsanların ikinci yüzlerini sonradan öğrenedik mi, acıyla, hüzünle

Ahh yalnızlığım!
Bilmedik bilemedik bize bunu öğretmediler.
Yüzümüze vuran yalancı bir güneşe açmadık mı
gönlümüzün tüm çiçeklerini.
Oysa bilemedik yalnızlığım, her yalancı baharın ardından,
zemheri bir ayazın geleceğini. Kaç kere vurulduk,
kaç kere ayaza vurduk, üşüdük, titredik, ne boralara ne fırtınalara
verdik yüreğimizi. Kanadık, incindik bin acı sözle,.

Bilmedik, bilemedik..

Bunları bize öğretmediler yalnızlığım

Bunca şeye rağmen gönlümüzdeki filizleri hep canlı tuttuk,

saldık köklerini filizlerimizin toprak anaya,.

belki şu an zayıf ve cılız ama direniyor.

Biliyorum bir gün o da güçlenecek.. Tıpkı yüreğimizdeki küçük,

masum kız gibi, gözleri ufukta, hep ileriye ve umuda yürüyecek.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

12/1/2008 - YAŞAM SEVGİDİR..

Kategori: ask

R-1.gif picture by fatoscb

Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte, yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden... Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda yıldızlarla konuşan... Mutluydum rüzgarla birlikte maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken, mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken...

 

Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları

yeryüzünde... Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin

peşinde... Bazen bir kuşun kanadına karışır, uçardım onunla, rüzgâra karşı çığlıklarla birlikte.

 

Yaşamı sorardım kuşlara, nedir diye? Özgürlük derlerdi bana... Göklerde özgürce kanat çırpabilmek, rüzgâra baş kaldırmak. Ama yağmur yağdığında özgürlükleri elinden alınır, ağırlaşan kanatları daha fazla çırpınamazdı damlalar karşısında... Sığınırken bir kaya kovuğuna, özgürlüklerini teslim ederlerdi yağmura, sessizce...

 

Karıştım bir gün yağmur damlalarının arasına, gücü hissedebilmek için...Toprağa karışmak istedim, çoğalmak istedim, azgın bir nehir olup akmak istedim, deniz olmak istedim, yaşamı bulmak istedim, yaşam olmak istedim... Terk ettim gökyüzünü güneşe veda edemeden... Altımda gittikçe büyüyen yeryüzü beni kendine doğru hızla çekerken daha da büyüdüm, çoğaldım. Koşmaya başladım bir an önce toprağa kavuşabilmek için. Yaşamı hissedebilmek için... Yaşam olabilmek için...

 

Toprağa ilk dokunuş, ilk sarılış... Sıcaktı toprak, gökyüzünün olamadığı kadar... Beni sarmaladı şefkatle, beni içine aldı sevgiyle... Sevdim onu... Seviyorum dedim yaşamayı seninle birlikte...Toprağın derinliklerinde, karanlık sıcaklıklarda güveni hissettim... Zaman

geçtikçe büyüdüm, çoğaldım... Yerimde duramaz hale geldim...

 

Güneşi özledim... Yıldızlara merhaba demek istedim.... Terk ettim toprağı. Sıcaklığını, şefkatini. Bir sabah çiçekler açarken gökyüzünü gördüm yeniden... Öylesine mavi, öylesine sınırsız, öylesine özgür...

 

Aktım, gittikçe büyüyerek... Beni sarmalayan toprağa dokunarak aktım... Nereye gittiğimi bilemeden... Sadece yaşamı ögrenebilmek için aktım... Benimle çiçekler açtı ağaçlarda, topraktan otlar fışkırdı delicesine... Ben onlara yaşamı sunarken, cevap veremediler bana yaşam nedir diye sorduğumda... Büyümek istedim... Daha hızlı

akmak, denize kavuşmak istedim... Aktım gökyüzünün görünmediği ıssız ormanların arasından, yıllardır kımıldamaktan korkan taşları peşimde sürükleyerek, başkaldırırcasına ... Başakların rüzgârla dans ettiği ovalara geldiğimde duruldum... Onları seyredebilmek için

yavaşladım... Sordum uçuşan kelebeklere yaşamı... Rüzgarla dans mı diye?.. Cevap vermediler bana... Denizi aradım uzaklarda, görebilmek için köpürdüm, taştım ona bir önce dokunabilmek için.

 

Sonra bir sabah, daha güneş ışıklarını serpmeye başlamamışken dünyaya, uzaklarda maviliği gördüm... Gördüm orada canlılığı, başkaldırmışlığı, hasreti... Kavuşmak istedim bir an önce, sarılmak istedim... Koynuna girmek istedim bir sevgili gibi... Sevişmek

istedim onunla... Yaşamı istedim ondan... Dokunduğumda denize, balıklar kaçtı benden, suyum karıştı denize... Bir oldum onunla...

 

Ufacık bir damlaydım, bulut oldum, toprak oldum, deniz oldum, okyanus oldum. Kapladım dünyayı canlılığımla. Dalgalarla oynarken derinliklere karıştım... Derinliğin sessizliğinde güzellikleri buldum... Yaşam gizlenmiş güzellikler midir diye sordum denize? Cevap alamadım... İnsan olmak istedim... Yaşamın ne olduğunu öğrenirim diye... Döl oldum genç bir erkeğin ateşli vücudunda...

Yıldızlı bir gecede can oldum bir dişiyle... Büyümeye başladım içinde olduğum insana fark ettirmeden... Büyüdüm, büyüdüm...

 

Aynı toprak gibi sıcak ve karanlık bu yer bana güven verdi, huzur verdi... Zaman geçtikçe, yerime sığamaz hale geldim... Güneşe sarılmak istedim... Yıldızları görmek, denizle konuşmak istedim... Yaşamı insanlara sormak istedim... Işıkla tekrar kavuştuğumda özgürlüğümü hissettim yeniden... Küçük bir su damlasıyken gezdiğim gökyüzünü yeniden görebilmek mutluluk verdi...

 

Büyüdüm zamanla... Diğer insanlarla birlikte, zamanla birlikte... Sordum insanlara yaşam nedir diye?.. Cevap veremediler... Bir gün aşık oldum birisine, neden diye sormadan kendime... Bir kuş gibi özgürce, bir nehir gibi delicesine akarak, bir deniz gibi sınırsızca sevdim birisini... O zaman anladım ki; YAŞAM SEVGİDİR...

SADECE SEVGİ.

 

"BARIŞ DOLU BİR DÜNYA İÇİN, BİRAZ DAHA SEVGİ !..."

yok YorumYorum yaz!Bağlantı
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Photobucket
Bir gün daha bitti, Bir yaprak daha düştü takvimlerden. Ve bir gün daha eksildi ömrümüzden. Bir gün daha... Güneş yine battı, Yeniden doğmak üzere tüm kızıllığıyla. Yine gece oldu, Zifiri karanlığıyla. İşte hep böyle sürüp giden Bir oyun. Hayat... Akıp giden bir ırmak.

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Yalnız / Bir Hüzün Alabilirim


Özlemlere doluyum
Ağlamaklara dolu
Ayrılıklara kapalı....
Yokluğuna açılacak
Takati yok perdelerimin.
Yeni hüzünlere
Çoktan kapattım kapıları.
Sayısını unuttum / gitmelerinin
Tekrar gitmek üzere / bana dönmelerinin.
Söyle!
Ben şu üç günlük ömre
Daha kaç ayrılık sığdırabilirim !
Söyledim ya / doluyum
Sattım ömrümün tüm koltuklarını
Her gece kapalı gişe.
Ama / sen
Gelmeyeceksen eğer,
(Bir tek ona yerim var)
Yalnız bir hüzün alabilirim.
Kâmuran Esen

.

Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketGerekli Linkler

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Remziye Cicibaş
anterosdeniz
keremoo